2. Abdülhamit
Üzerine Bazı Notlar
Okuduğum son kitap Yılmaz Öztuna’nın ‘’2. Abdülhamit Zamanı
ve Şahsiyeti’’ adlı eser oldu. Bu kitap tarih severlerin mutlaka okuması
gereken bir eser. Eserden bazı notları kendi yorumlarımla birlikte aktaracağım.
-2. Abdülhamit 1842 yılında doğdu. Abdülhamit 10 yaşında iken
annesi,18 yaşında iken babası vefat etti. Sultan Hamid’in babası Abdülmecit (1839-1861)
vefat ettikten sonra tahta amcası Abdülaziz (1861-1876) çıktı. Sultan Hamit
amcası Abdülaziz’e karşı saygılı ve bağlıydı. Sultan Aziz tartışmalı ölümü
sonrasında 5. Murat geçici süreyle tahta çıktı. Ancak akli sorunları olduğundan
5. Murat ın yerine 3. veliaht Abdülhamit tahta çıkarıldı.
-23 Aralık 1876 yılında Sultan Hamid döneminde 1. Meşrutiyet
ilan edilince İngiltere dünyanın en güçlü devleti konumundaydı. Osmanlı devleti
de İngiltere gibi taçlı demokrasiye geçince bütün sosyal meselelerin
halledileceğine inanılıyordu. Birinci meşrutiyetin fikir babalarından Mithat
Paşa dönemin etkili siyasi aktörüydü. Mithat paşa, Kanuni Esasi ile büyük devletler
etkileyecek, bu devletlerin balkan ulusları için ıslahat istemeyeceğini
düşünüyordu.
-1877 yılında Mithat Paşa basında ve tutumunda Rus
karşıtlığı sergilerken Kırım Savaşında (1853-1856) olduğu gibi Fransa ve
İngiltere’nin Osmanlı devletinin yanında yer alacağını düşünüyordu. Abdülhamid
durumun farkında iken 5 Şubat 1877 yılında Mithat Paşanın kendisine Millet
Askeri toplaması üzerine Mithat Paşayı sürgüne gönderdi.
- 30 Nisan 1877 yılında Ruslar Doğubayazıt’ı, 17 mayısta
Ardahan’ı aldı. Balkanlarda Osman Paşa başarı sağlarken, doğu cephesinin
başında Ahmet Muhtar Paşa bulunmaktaydı. 93 Harbi 9 ay sürdü. 31 Ocak 1878
yılında Edirne Mütarekesi imzalandı. Meclis 13 Şubat 1878 yılında süresiz
kapatıldı. Edirne mütarekesinden sonra Ruslar 3 Mart 1878 yılında büyük
devletleri işin içine sokmadan Ayestefanos (Yeşilköy) anlaşmasını Osmanlıya
dikte etti. Ancak bu anlaşma yürürlüğe hiçbir zaman girmedi. Sultan Hamid
Yeşilköy anlaşmasının iptali için İngiltere’nin Kıbrıs’ı yönetmesi karşılığında
destek aldı. İstanbul anlaşmasına göre; İngiltere Kıbrıs’ın idaresi kendisinde
olması karşılığında Doğuda Rus saldırıları karşısında Osmanlı devletinin
yanında olacaktı.
-13 Temmuz 1878 yılında Berlin anlaşmasıyla Kars Ardahan
Batum Rusya’ya bırakıldı.
-20 Aralık 1881 Yılında bir kararname ile Duyunu Umumiye
kuruldu. Sultan Mecit ve Sultan Aziz döneminden kalan borçlar faiziyle birlikte
252 milyon altına yükselmişti. Alacaklı devletlerin başında İngiltere, Fransa,
Rusya bulunuyordu. Duyunu Umumiye anlaşması ile 146 milyon altın Osmanlı borcu
silindi. Osmanlıya geriye 106 milyon
borç kaldı. Bu borç devletin tuz, ipek, balık, tütün gibi belli vergi
gelirlerinin bu idare aracılığıyla toplanıp ödenmesine dayanıyordu.
- Sultan Hamid doğuda Ermeni tehlikesine karşı Kürt süvari
alaylarını kullandı. Bu birliklere Hamidiye Alayı ismi verildi. Doğuda ilk
Ermeni isyanı 1894 yılında Sason’da meydana geldi.
- Abdülhamid iç politikada 1. derece maarif, 2. derece
bayındırlığa önem vermiştir. Bu dönemde ilk muhaliflerde kendisinin kurduğu
okullar olan Tıbbiye ve Mülkiyeli öğrencilerden oluşuyordu. Osmanlı genci
devlet içindeki problemi rejimde görüyordu. Abdülhamit rejimine halktan tepki
yoktu. Özellikle 3. Ordu subayları maaşlarının 12 aydan 6 aya indirilmesine
karşı Sultan Hamit’e karşı tepkiliydi.
-1890 yılında Tıbbiye ve Mülkiyelilerin oluşturduğu İttihat
ve Terakki cemiyetinin muhalif tutumumu karşısında 1897 yılında Abdülhamit bu
derneği kapattırdı. İttihat ve Terakki cemiyeti ilk kongresini 1902 yılında
Paris’te yaptı. İlk kongrede Osmanlı devletini zor durumda bırakacak karar alınması
yönünde kararlar alınınca bunu kararları beğenmeyen başka üyeler kongrenin
dağılmasında etkili oldu. İttihat Terakki ikinci toplantısını 1907 yılında
Selanik’te gerçekleştirdi. Osmanlının toprak kayıpları ve zayıflamasına tahammül
edemeyen genç subaylar Selanik ve Manastırda İsyan ederek meşrutiyetin
gelmesini istiyordu. Bunun üzerine Abdülhamit 24 Temmuz 1908 yılında 2.
Meşrutiyeti ilan etti.
- 12 Nisan'ı 13 Nisan'a
bağlayan gece, Taksim Kışlası'ndaki Avcı Tabur’una bağlı askerler subaylarına
karşı ayaklanarak kendilerine önderlik eden din adamlarının peşinde Heyet-i
Mebusan'ın önünde toplandılar ve ülkenin şeriata göre yönetilmesini istediler. 31 Mart Vakası olarak tarihe geçen bu ayaklanmayı 3. Ordu bastırdı. İsyan
sonrasında sıkıyönetim ilan edildi.
Meclis-i Umumî Millî adı altında birlikte toplanan
Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan'ın 27 Nisan'da II. Abdülhamid'in tahttan
indirilmesini, yerine Mehmet’in geçirilmesini kararlaştırmasıydı.
Ayrıca II. Abdülhamid'in İstanbul'da
kalması da mahzurlu bulunarak Selanik'te oturması münasip görüldü. Divan-ı
Harp, II. Abdülhamid'i yargılamak istediyse de yeni kurulan Hüseyin
Hilmi Paşa hükûmeti
bunu kabul etmedi. Sultan Hamit tahtan indirilerek sürgüne gönderildi.
- 1909-1912 Alatini Köşkünde 1912-1918 yılları arası
Beylerbeyi Sarayında Abdülhamit sürgün yaşamıştır. Bu sürede dışarı
çıkmamıştır. İktidarı boyunca sadece 5 idam fermanı imzalamıştır.
Kitapta birçok tarihi olay ve kişilere yer veriliyor.
Sultan Hamit’in ‘istibdat dönemi’ çok eleştirilmiştir. Mehmet Akif, İttihat
Terakki üyeleri ve toplumun birçok kesiminden bu yönetime karşı tepki verilmiş.
Ancak şu söylenebilir Abdülhamit tam 20. Yüzyıl padişahıydı.21 yüzyıl ona göre
değildi. Sultan Hamit aldığı tüm kararları ülkesinin menfaatine yönelik yapmaktaydı
ancak yaptığı ileri dereceye varan vesveseli tutum ve şüphesi onun yönetimde zaaf
yanını oluşturmuştur.
Yorumlar
Yorum Gönder