CAHİT SITKI ÜZERİNE
Cahit Sıtkı denince akla yaş otuz beş şiiri gelir. Yaşamın ortasında kalmış öylece. Tarancı şiirinde yolu yarıladığı ve ölümün ansızın geleceğinden bahseder. Cahit Sıtkı'yı sadece bu şiiriyle anmak haksızlıktır. Galatasaray lisesinde okurken arkadaşı Ziya Osman Saba ile tanışır .İlk şiirlerini lise yıllarında yazmaya başlar.Cahit Sıtkı 1946 yılında düzenlenen şiir yarışmasında birinci olunca dikkatleri üzerine çekmiştir. Sümerbank ta memurluk yapan şair aynı zamanda yazılar şiirler yazmaya devam etmiştir. Çünkü şiirlerine yakından bakılınca kaliteli ve süzme süzme balın aktığını görürüsünüz. Şiirinde renk ve doğa uyumludur.1953 yılında kriz yaşayan sanatçı yatağa mahkum olmuştur.1956 yılında vefat etmiştir. 46 yıllık yaşamına çok özel şiirler sığdırmıştır.Cahit Sıtkı bunalım ölüm korkusu, yaşamı anlık olarak kavrayış vb nedenlerle şiir yazmış olabilir . Şiirleri bugün bile dillerden düşmemektedir. Mısraları anlamlı ve edebiyat bahçesine bir hoş koku bıraktığı kesin. Şimdi benim çok hoşuma giden birkaç şiirinden alıntı yapmak istiyorum.
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Öldük, ölümden bir şeyler umarak.
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.
Nasıl hatırlamazsın o türküyü,
Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,
Alıştığımız bir şeydi yaşamak.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Alıştım bir kere gökyüzüne,
Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar.
Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar.
Yalandır kaygısız olduğum yalan
Yorumlar
Yorum Gönder