Ana içeriğe atla



      COVİD-19 PANDEMİNİN DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE YANSIMALARI



       Dünyada ilk olarak 2019 yılında Çin'in Vuhan eyaletinde ortaya çıkan Covid-19  bulaşıcı solunum yolu hastalığı hızla yayılarak dünyayı etkisine aldı. Dünya sağlık Örgütü, 2020 yılında bu salgını 'pandemi' olarak ilan etti.24 Nisan 2020 tarihi itibarıyla dünyada 2.726.752 onaylanmış vaka, 749.883 iyileşen varken virüs nedeniyle 191.084 hasta hayatını kaybetti. Hastalık kişiden kişiye damlacık yoluyla bulaşmakta, bulaşım hızı çok çabuk olduğundan insanlar arasında hastalığın yayılım hızı artmaktadır.

         Dünya sağlık örgütünün almış olduğu önlem ve önerilere rağmen ülkeler başlangıçta biraz geç önlem aldı. Ancak hastalık etkisini artırınca devletler  karantina ve sokağa çıkma yasağı uyguladılar. Sokağa çıkma yasağı mevcut düzende işyerlerinin kapanmasına yol açtı. İşlerine gidemeyen insanların ekonomik anlamda zorlanmasına yol açan bu hastalık, ülkelerin merkez bankalarının yeni yöntemler belirletti. Başta FED olmak üzere birçok  merkez bankası ülke ekonomileri için önlem paketi açıklamış durumdadır. Fed 700 milyarlık varlık alımı ve 300 milyarlık kredi genişlemesine ilave olarak hazine tahvil ve ipoteğe dayalı sınırsız varlık alımı yapacağını açıkladı. Ayrıca FED bazı ülkelerin merkez bankalarıyla swap yoluyla para takası yapacağını açıkladı. Fed faiz indirimi yoluna giderek bankaların ve kişilerin kredi ulaşımını kolaylaştırmaktadır. Avrupa birliği, 27 üye devlete yönelik olarak 37 milyar Euro'luk önlem paketi açıkladı. Bu rakamlar ilerleyen süreçte artabilir. Önemli olan başta FED, Avrupa Merkez Bankası ve diğer ülke merkez bankalarının bu süreç karşısında  alacağı doğru kararların ülke ekonomilerine ne katkı sağlayacağıdır.  Bu kapsamda, virüsün etkisi altına aldığı  ülkeler ekonomilerinin yavaşlamasının ve işsizliğin öne geçme adına politikalar geliştirmektedir. Özellikle işini kaybeden işçilere ve üretimi sağlayan işverenlere yönelik yardım önlemlerinin  ülkelerinin ekonomilere katkısı büyük olmaktadır. 

      Türkiye coronavirüs kapsamında birtakım ekonomik tedbirler almış durumda. Kamu bankaları tarafından krediler esnaflar için 6 ay ödemesiz süre verildi. Bu bankalar bireysel kredileri 3 ay süre ile  erteleme yaptı. Ayrıca kredi kartı borçları da 3 ay ertelemeye alındı. Kamuda vergi beyannameleri ve mali piyasalara ilişkin de birtakım ertelemeler yapıldı. Türkiye'de sosyal yardım ödemeleri kapsamında gelir durumu iyi olmayan bireylere 1000 TL ödeme yapıldı. Ayrıca kamu bankaları aylık geliri 5000 TL altındaki kişilere 6 ay ödemesiz 36 aya kadar bireysel ihtiyaç kredisi kullandırım yapmaktadır. Bu süreçte Merkez Bankası  22 nisan 2020 toplantısında politika faizini 9,75'ten 8,75' e indirdi.Ayrıca merkez bankasının bu süreçte para basıp basmadığı merak ediliyordu. Mahfi Eğilmez bloğunda bu soruya yanıt vermiştir(http://www.mahfiegilmez.com/2020/04/merkez-bankas-para-basyor.html). Bu na göre Merkez Bankası emisyon hacmi aşağıdaki gibidir.



Milyon TL
2018
2019
Değişim(%)
2020
Değişim(%)
Emisyon
133,4
131,3
-1,57
204,1
55,45

Merkez Bankası bastırdığı bu paralarla bankalardan devlet iç borçlanma senedini  almaktadır. Merkez Bankasının bilançosuna bakılınca basılan para ile menkul kıymet alımının son dönemde artış yaptığı görülmektedir.Merkez Bankası doğrudan hazinenin çıkardığı devlet tahvilini kanuni düzenlemelerden dolayı doğrudan alamamaktadır. Bunun nedeni  bu tahvilleri alan merkez bankasının bankacılık sektörünün ihtiyacı olan parayı sağlayamadığı dönemde piyasada oluşacak kredi hacmin düşmesinin önüne geçilmek hedeflenmiştir. Merkez Bankası geçmişte hazineye doğrudan Kısa Vadeli Avans kredisi veriyordu. Kısa vadeli avans kredisiyle hazine borçlanıyor buda kamu borç artışının yaşanmasına neden olmaktaydı. Bu uygulama sona erdikten sonra özetle 
  1. Bankalar Hazinenin çıkarmış olduğu tahvili satıl alıyor.
  2. Bankalar almış oldukları bu tahvilleri ikinci piyasada Merkez Bankasına satabiliyor. Merkez bankası aldığı bu tahviller karşılığında bankalara para veriyor. Bankalar bu tahvil karşılığı parayla hem yeni hazine tahvili hem de yeni kredi kullandırım yapmakta.
  3. Hazine çıkarmış olduğu bu tahviller yoluyla piyasadan borçlanma yapmakta aldığı bu borçla kamuda maaş, harcama, sosyal yardım vs ödemeler yapabilmekte.

         Covid 19 pandemisi halen daha devam etmekte. İlerleyen süreçte dünya ve Türkiye ekonomisin nasıl bir süreçten geçtiğine bakabilme şansımız olacaktır. Ülkemizde ekonomik önlemlere ilave  tedbirlerin alınması kaçınılmaz gözükmektedir. Türkiye'de salgın için oluşturulan bilim kuruna benzer bir ekonomik kurul oluşturulması ekonomik sorunların önleme adına yapacağımız en mantıklı yol olacaktır. Bunun kararını siyaset verecek ancak bu salgın sürecinde ''katılımcı akılla''  çıkılmazsa  fatura halka kesilecektir.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

                                   2. Abdülhamit Üzerine Bazı Notlar         Okuduğum son kitap Yılmaz Öztuna’nın ‘’2. Abdülhamit Zamanı ve Şahsiyeti’’ adlı eser oldu. Bu kitap tarih severlerin mutlaka okuması gereken bir eser. Eserden bazı notları kendi yorumlarımla birlikte aktaracağım. -2. Abdülhamit 1842 yılında doğdu. Abdülhamit 1 0 yaşında iken annesi,18 yaşında iken babası vefat etti. Sultan Hamid’in babası Abdülmecit (1839-1861) vefat ettikten sonra tahta amcası Abdülaziz (1861-1876) çıktı. Sultan Hamit amcası Abdülaziz’e karşı saygılı ve bağlıydı. Sultan Aziz tartışmalı ölümü sonrasında 5. Murat geçici süreyle tahta çıktı. Ancak akli sorunları olduğundan 5. Murat ın yerine 3. veliaht Abdülhamit tahta çıkarıldı. -23 Aralık 1876 yılında Sultan Hamid döneminde 1. Meşrutiyet ilan edi...
                                                 Türkiye Ekonomisine Covid-19 Etkisi  Dünyada ekonomiler; gelişmiş, gelişmekte olan ve az gelişmiş ekonomiler diye üç kategoriye ayrılmaktadır. Türkiye ekonomisi gelişmekte olan ekonomiler kategorisinde yer almaktadır. Türkiye ekonomisi dünyanın gelişmiş ilk 20 ekonomisi içerisindedir. Gelişmekte olan ekonomilerde para birimi genelde ulusal paranın yanında uluslararası ticarette kullanılmak üzere rezerv para (uluslararası ticarette en çok kullanılan para öreğin dolar Euro) kullanılmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde birtakım kırılganlıklar olduğundan bu ülkeler gelişmiş ülke ekonomilerinden ayrılır. Örneğin gelişmekte olan ekonomilerde enflasyon, işsizlik, kur oynaklıkları belirgindir....