Sahabe
Dönemi İktidar Mücadelesi
Okuduğum
son kitap ‘’Sahabe Dönemi iktidar Kavgası Alevi Sünni Ayrışmasının Arka
Planı’’. Kitap Prof. Dr. Ahmet Akbulut tarafından kaleme alınmış. Kitap
halifelik makamının doğuşu hakkında dolu bir kaynak olma niteliği taşımaktadır.
Özellikle kitap, Hz. Peygamber’in vefatı sonrasında ortaya çıkan siyasal
yönetim boşluğu karşında sahabenin vermiş olduğu refleks, Müslümanların yönetim
boşluğu karşında aldıkları duruşa ışık tutmaktadır.
Hz. Peygamber’in vefatı sonrasında Müslümanlar
dört gruba ayrılmıştır.
- Ensar Grubu: Sad İbn Ubabe
- Hz.
Ali Grubu: Hz. Ali, Hz. Abbas, Hz. Selman
- Hz. Ebubekir Grubu: Hz. Ebubekir, Hz. Ömer
- İsyancı
Grup
Hz.
Peygamberin vefatının hemen ardından bu dört grup içerisinde halifenin kim
olması konusunda fikir ayrılıkları yaşanmış, ancak grupların birbirine karşı
güçlü bir muhalefet yapmamıştır. Bu gruplar, yöneticinin kim olacağı konusunda
halkın görüşüne başvuru yapmamıştır. Çünkü Kuran’da ve Hz. Peygamberin kendisinden
sonra yönetimin kime bırakması gerektiği konularda bir yöntem bulunmamaktadır.
Hz. Osman dönemi itibariyle yönetim boşlukları
ve Emevilerin yönetimde etkinliklerinin artması karşında halkta ve sahabe arasında
rahatsızlıklar meydana gelmiştir. Hz. Osman Ümeyyeoğullarına mensuptu.
Ümeyyeoğullarının atası Ümeyye ile Hz. Peygamberin dedesi Haşim kardeşti.
Hz.
Osman döneminde Ümeyyeoğullarının üst düzey görevlere atanması, halkı ve muhalif
taraftarlarını rahatsız etmiştir. Hicretin 35. yılında (645) Mısır, Kufe, Basra
vilayetlerinden yaklaşık dokuz yüz insan Hz. Osman’dan yönetimleri altında
oldukları valilerin alınması talebinde bulunmuştur. Hz. Osman bu muhalif
hareketlere ciddi şekilde aksiyon alarak eyleme geçmeyince isyancılar
tarafından şehit edilmiştir. Şam valisi Muaviye, Hz. Osman’ın şehit
edilmesinden Hz. Ali’yi sorumlu tutmuştur. Halifelik makamının
boşalması sonrasında Abdullah b. Ömer, Sa‘d b. Ebû Vakkās, Mugīre b. Şu‘be,
Muhammed b. Mesleme ve Üsâme b. Zeyd’in de aralarında bulunduğu ashap mescidde
toplanarak yeni halife seçimine gitmişlerdir. Hz. Ali kendisine yapılan hilâfet
teklifini orada bulunan Talha ve Zübeyr’e yöneltmiş, fakat ısrar üzerine biatı
kabul etmiştir
Hz.
Osman sonrasında halife Hz. Ali olmuştur. Hz. Ali’nin halife olması Muaviye’yi
rahatsız etmiştir. Muaviye Hz. Aliye mektup yazarak hilafetin halka sorularak
seçilmesi gerektiğini yazıyordu. Muaviye, Hz. Osman’ın valisi olduğunu ve Hz.
Osman’ın katillerini Hz. Ali’den istediğini belirterek Şam halkının yanına
almıştı.
Hz.
Ali hilafet makamını eline geçirdiğinde sahabeden Hz. Talha ve Hz. Zübeyir
halifeden valilik istemiştir. Hz. Ali, bu sahabelere valilik vermeyince Hz.
Ayşe’yi de yanlarına alarak muhalif bir tutum içerisine girmişlerdir. Bu
muhalif tutum, 656 yılında Cemel Savaşında Hz. Ali ‘ye karşı birlikte hareket
eden Hz. Talha, Hz. Zübeyir, Hz. Ayşe karşı karşıya getirmiştir. Savaş sonunda
Hz. Ayşe tarafları yenilmiştir. Hz. Talha ve Hz. Zübeyir bu savaşta vefat
etmiştir.
Hz.
Ali döneminde bir türlü isyanlar dinmiyordu. 658 yılında Sıffın savaşında
Muaviye ve Hz. Ali karşı karşıya gelmiştir. Muaviye’nin Kuran sayfalarını kılıç
uçlarına takarak savaşması ‘’Hakem
Olayı’’ olarak tarihe geçen hadiseyi meydana getirmiştir. Bu anlaşmanın kabul
edilesi Hz. Ali Ebu Süfyan’ın oğlu Muaviye eşit şartlarda halifelik yarışında
olacağı anlamına gelmekteydi. Bu durum Muaviye’nin iktidar yolunun açılmasında
önemli bir adım olmuştur. Hakem olayı sonrasında Hz. Ali’nin askeri birliği
içerisinde bulunan 12.000 civarında savaşçı Hz. Ali’ye gelerek savaşı yeniden
başlatmasını istemiştir. Hz. Ali’nin bu askerlerin sözüne kulak vermeyince bu
askerler Hz. Ali’nin tarafından ayrılmıştır. Bu askerler daha sonra
‘’Hariciler’’ olarak bilinen grubun temelini atan silahlı birlik olmuştur.
Hariciler hem Hz. Ali’nin hem Muaviye’yi tekfir etmişlerdir. Bu grup aynı
zamanda 660 yılında Hz. Ali’yi şehit etmiştir.
Hz.
Ali’nin vefatı sonrasında Basra halkı halife olarak Hz. Hasan’ın halife olması
gerektiğini dillendiriyordu. Ancak Hz. Hasan, Basra halkına güvenmeyerek Muaviye’ye
bir mektup yazarak birtakım şartlar koşarak halifelik makamını Muaviye’ye
bırakacağını bildirdi. Muaviye bu şartları kabul edince 661 yılında Şam valisi Muaviye
yeni bir devlet kurmuş oldu.
Muaviye
661 yılında kurduğu bu devletin adı ’Emevi’ devletiydi. Muaviye devlet başkanı
olarak hutbelerde Hz. Ali’ye lanet okutmuştur. Muaviye kaza ve kader sonucunda
devlet başkanı olduğu söyleyerek Müslümanların zihin dünyasında kırılmalar
yaşatmıştır. Bu söylemlere tepki olarak 3 tür itikadı mezhep ekolü oluşmuştur.
2-
Cebriye Ekolü: Tüm fiillerin yaratıcısı Allah’tır.
İnsanın iradesi fiillerde yoktur. Ezelde yazılan tüm şeyler vakti ve yerinde
meydana gelir.
3-Mürcie
Ekolü: Hz. Osman ve Ali başta olmak üzere, büyük günah
işleyenlerin durumlarını Allah’a bırakıp, manevi sorumlulukları hakkında fikir
beyan etmeyen topluluklara verilen ortak bir isimdir.
İslami kırılma devri
diyeceğimiz bu dönem sonrasında Müslümanların devletleşme ve yönetim anlamında
tutumları sonraki dönem İslam devletlerinin yönetimlerini etkilemiştir. Özellikle
kader konusunda siyasi mülahazalar nedeniyle itikadı birtakım sapmalar
yaşandığı görülmüştür. Ahmet Akbulut bir tespitinde: ‘’ Ne iman aklın üstündedir ne akıl imanın üstündedir. Sahabe dönemi
model alınacak bir devir değil ibret alınacak bir dönemdir’’
https://islamansiklopedisi.org.tr/:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ali adresinden alındı
Akbulut, A. (2019). Sahabe Dönemi İktidar Kavgası
Alevi Sünni Ayrışmasının Arka Planı. İstanbul: Otta.
Yorumlar
Yorum Gönder