Ana içeriğe atla


                      
                               TÜRKİYE EKONOMİSİ GELİŞİM SÜRECİ - 1


Türkiye Cumhuriyeti devletini 1. Dünya Savaşı ve milli mücadele yılları ekonomik ve sosyal olarak çok yıpratmıştı .Devletin gelirlerin büyük bir bölümü savunma giderlerine harcanmıştı. Kazanılan siyasi başarılar ekonomik başarılarla taçlandırılması gerekiyordu. 17 şubat- 4 mart tarihleri arası İzmir  de iktisat kongresi düzenlendi. Kongreye tüccar, işçi ,sanayici, zanaatkar, çiftçiler katıldı. Kongrede aşarın kaldırılmasına karar verildi.23 Nisan 1923 Lozan konferansında  görüşmeler başlatılmış Osmanlı devletinin  borçları yeniden yapılandırılmış, gümrük vergisi oranlarını 1929 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti yeniden kendisi belirleyecekti ve önemli bir konu olan  kapitülasyonlar  kaldırıldı. Lozan görüşmeleri uzun tartışmalara konu olsa da iktisaden bağımsızlığımızı sağlamıştır.29 Ekim 1923 de Cumhuriyet ilan edilerek yeni bir devletin yönetim şekli belirlenmişti. Milli bir iktisat politikası belirleyen yönetim demiryollarını millileştirdi.1924 yılında iş bankası kurularak özel sektör desteklendi. 1927 Teşvik- i Sanayi Kanunu kabul edildi.
1920 li yıllar Türkiye ekonomisinde toparlanma görülür savaşın sona ermesi köyüne dönen insanların tarım yaparak  üretimin artmasına sebep olmuştur. Köydeki üretim artışı kent ekonomisini de iyileştirmiştir. Kişi başı gelir artışı ancak 1929 yılında  1.dünya savaşı öncesi dönemi yakalayabildi.

1929 yılında    1. Dünya Savaşı'nın oluşturduğu tahribat nedeniyle dünyada küresel bir kriz oluşturdu. ABD de Wall Street borsasını şişkinlik nedeniyle çökmesi ,tarım ürünleri fiyatlarındaki düşüş ,talep yetersizliği uluslararası ticaretin azalmasına ,ülkelerin daha içe kapalı ekonomik model benimsemesine yol açtı. Türkiye de 1927 yılında buğdayın fiyatı 12 kuruştan , 3 kuruşa kadar geriledi. Dünyada ticaretindeki daralmalar ihracatı tarıma dayalı ülkemizin ihracat rakamlarını geriletti.1929 yılında Osmanlı borçları ödenmeye başladığından döviz ihtiyacı artıp kurlar yükseldi.1930 yılların başından itibaren devlet müdahaleciliği arttı.1930 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu. 1934 yılında Sovyet uzmanlar ile 1. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulaması başlatıldı. Bu plan başarıyla gerçekleştirildi. İthal ikamesine dayalı politikalar Sümerbank kontrolünde gerçekleştiriliyordu.

1940 yıllarda Milli korunma kanunu ile devletin ekonomiye müdahalesi artmıştı. Önce Varlık vergisi çıkarılmış zengin gayrimüslimlerden alınan bu vergi daha sonra kaldırıldı.1945 yılında CHP hükümeti 50 dönüm fazlası olan arazileri dağıtma kararı alarak   parti içinde ve toprak zenginlerinin  bu tasarıya karşı sert muhalefetine sebebiyet verdi. Daha sonra bu tasarıya karşı çıkan  kadro demokrat partinin kurucu kişileri olacaktı. 2.Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'de ihracat ve ithalat düşmüş 1946 devalüasyonu yapılmıştı. Sebebi ihraç malların piyasada üstünlüğünü sağlamaktı..1940 yılı yıllarda CHP hükümeti demiryolu yapımına önem vermişti. dünya konjonktüründen dolayı içe kapalı bir ekonomik model ülkede hakimdi.

1950-1960 yılları arasında Demokrat Parti yönetimi yapılan seçimleri kazanarak  ülke ekonomisinin gidişatına yön verdi. Tarıma ağırlık verildi. Traktör sayısındaki artış bunun sonucu tarımsal üretim miktarını artırdı. Güçlü oy potansiyeline sahip kırsal nüfusa merkez bankası toprak mahsullerine kısa vadeli kredi kullandırıldı. Bu krediler tarım kesimiyle  buluşturuldu. Ülkede karayolları genel müdürlüğü kurularak karayolu ağı geliştirildi. Bu da ülke nüfusunun kent merkezlerine akın etmesine yol açtı. 2. Dünya Savaşı sonrası 1952 yılında Avrupa devletleri Avrupa kömür çelik birliğini kurdu. dünya düzeni 2 büyük savaş sonrası yeniden şekillenme aşamasındaydı. Ülkede tarım sektörüne kullandırılan krediler enflasyona sebep oldu. Cari açık   1958 yılında devalüasyon  yapılarak ihracat artırılmaya çalışıldı. 1950 yılların ikinci yarısında uygulanan popülist politikalar , ekonomide yaşanan olumsuzluklar  kent merkezli memur ve askerin  iktidar partisine karşı muhalefetini artırdı. 


KAYNAKÇA:
Pamuk  Şevket  , 2014, Türkiye'nin  200 Yıllık  İktisadi  Tarihi , İstanbul; İş bankası Kültür Yayınları

 Akşin Sina , 2016, Kısa Türkiye Tarihi , İstanbul ;İş bankası Kültür Yayınları




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

                                   2. Abdülhamit Üzerine Bazı Notlar         Okuduğum son kitap Yılmaz Öztuna’nın ‘’2. Abdülhamit Zamanı ve Şahsiyeti’’ adlı eser oldu. Bu kitap tarih severlerin mutlaka okuması gereken bir eser. Eserden bazı notları kendi yorumlarımla birlikte aktaracağım. -2. Abdülhamit 1842 yılında doğdu. Abdülhamit 1 0 yaşında iken annesi,18 yaşında iken babası vefat etti. Sultan Hamid’in babası Abdülmecit (1839-1861) vefat ettikten sonra tahta amcası Abdülaziz (1861-1876) çıktı. Sultan Hamit amcası Abdülaziz’e karşı saygılı ve bağlıydı. Sultan Aziz tartışmalı ölümü sonrasında 5. Murat geçici süreyle tahta çıktı. Ancak akli sorunları olduğundan 5. Murat ın yerine 3. veliaht Abdülhamit tahta çıkarıldı. -23 Aralık 1876 yılında Sultan Hamid döneminde 1. Meşrutiyet ilan edi...
                                                 Türkiye Ekonomisine Covid-19 Etkisi  Dünyada ekonomiler; gelişmiş, gelişmekte olan ve az gelişmiş ekonomiler diye üç kategoriye ayrılmaktadır. Türkiye ekonomisi gelişmekte olan ekonomiler kategorisinde yer almaktadır. Türkiye ekonomisi dünyanın gelişmiş ilk 20 ekonomisi içerisindedir. Gelişmekte olan ekonomilerde para birimi genelde ulusal paranın yanında uluslararası ticarette kullanılmak üzere rezerv para (uluslararası ticarette en çok kullanılan para öreğin dolar Euro) kullanılmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde birtakım kırılganlıklar olduğundan bu ülkeler gelişmiş ülke ekonomilerinden ayrılır. Örneğin gelişmekte olan ekonomilerde enflasyon, işsizlik, kur oynaklıkları belirgindir....